Bir zamanlar Arsene Wenger'in takımda yerliden çok Fransız futbolculara yer vermesi uzun zaman konuşulmuştu. Şimdilerde aynı tartışmalar Newcastle United için yapılıyor. Zira kulüp son 2 sezonda kadrosuna kattığı 11 Fransız oyuncu ile tüm futbol sevenlerin dikkatini çekmeyi başardı. Durum öyle bir hal aldı ki Newcastle'daki publar bile isimlerini Fransızcaya çevirmeye başladılar. İşin esprisi bir yana teknik direktör Alan Pardew takımdaki Fransız oyuncuların çoğunlukta olması nedeniyle geçtiğimiz haftalarda şu açıklamayı yaptı; ''Ya İngilizce öğrenecekler ya da vereceğimiz cezaya razı olacaklar. Bunu anlayışla karşılamaları gerekiyor''
Peki tüm bu transferlerin gerçekleşmesinde en büyük pay kimindi ? Yaklaşık 3 yıl önce scout ekibinin başına geçen 68 yaşındaki Graham Carr'dan başkası değildi. Carr göreve geldiği 10/11 sezonunda Cheik Tiote, Hatem Ben Arfa. 11/12'de ise Papiss Cisse, Davide Santon, Gabriel Obertan, Yohan Cabaye, Marveaux, Demba ba gibi isimleri Newcastle United takımına kazandırmayı başarmıştı. Bütün bu transfer hamleleri Newcastle'ın ligi 5. bitirip Uefa Avrupa ligi biletini almasını sağlamıştı. Nitekim Alan Pardew ve Graham Carr elde edilen bu başarının karşılığında 8 yıllık kontrat ile ödüllendirildiler.
Newcastle United büyük umutlarla başladığı 12/13 sezonunda şuana kadar Newcastle taraftarını ve beni maalesef büyük hayal kırıklığına uğrattı. Alınan başarısız sonuçlar nedeniyle devre arasında özellikle savunma hattı başta olmak üzere takıma önemli takviyeler yapıldı. Bunlar; Moussa Sissoko, Massadio Haidara, Yoan Gouffran, Mbiwa ve Mathieu Debuchy. Newcastle United'ın Premier Ligde başarıyı hedeflemek ve finansal istikrarı sağlamak için uyguladıkları bu transfer politikası son derece mantıklı. Çünkü Manchester United ve Arsenal gibi genç yaşındaki oyuncuları alıp yatırım yapacak kadar büyük kulüp seviyesinde olmadıkları için yapılabilecek en doğru şey A takımda direk oynayabilecek genç futbolcuları keşfedip transfer etmek.
Fransa pazarının son dönemde bu kadar gözde olmasının en önemli nedeni; genç, yetenekli oyuncuların ucuz sayılabilecek maliyetleri ve Premier ligin en belirgin özelliği olan sert ve fizik gücüne dayalı olan futbola ayak uydurabilecek oyuncu yapısına sahip olması. Örneğin 10/11 Fransa ligi şampiyonu Lille'ın maestrosu olarak nitelendirebileceğimiz Cabaye'i 5 milyon euro'ya alabiliyorsunuz. Yukarıda saydığım isimleri potansiyel + maliyet + maaş açısından değerlendirirsek Graham Carr'ın başarılı bir transfer stratejisi uyguladığını söyleyebiliriz.
Newcastle United'ın devre arasında kadrosuna kattığı isimler
Moussa Sissoko (23)
Geldiği takım : Toulouse
Ödenen bonservis bedeli : 2.500.000 €
Ara transfer döneminde takıma katılmasına en çok sevindiğim isimdi sissoko. Toulouse'da parlayan oyuncu bir çok Avrupa takımının radarındaydı. Sezon sonu sözleşmesinin bitmesini fırsat bilen Newcastle United 2.5 milyon euro ( 5.5 yıl ) gibi son derece ucuz bir fiyata renklerine bağlamayı başararak önemli bir işe imza attı. Oyununun iki yönünü de rahatlıkla oynayabilecek kapasiteye sahip olan sissoko her ne kadar defansif bir orta saha oyuncusu görünümü verse de ofansif roldede iş yapabilecek yetenekleri mevcut durumda. Nitekim Alan Pardew Chelsea karışında onu 10 numara pozisyonunda oynattı ve Sissoko'da attığı 2 gol ile çok yönlü bir orta saha oyuncusu olduğunu herkese göstermiş oldu.
Massadio Haidara ( 19 )
Geldiği takım : Nancy-Lorraine
Ödenen bonservis bedeli : 2.500.000 €
Mathieu Debuchy ( 26 )
Geldiği takım : Lille
Ödenen bonservis bedeli : 6.200.000 €
Yoan Gouffran ( 26 )
Geldiği takım : Bordeaux
Ödenen bonservis bedeli : 2.000.000 €
Geldiği takım : Montpellier


.jpg)





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder